Türkiye'de bir Ulusal ağ bolluğu yaşanmak üzere. Turnet ve Ulak-Net'i hepimiz biliyoruz. Bazı servis sağlayıcılarının, boyutlarını tam olarak bilmesek de kendi omurgaları olduğunu, en azından kendi beyanlarından biliyoruz. Bu günlerde ise yoğun bir şekilde Kamu Bilgisayar Ağları gündeme giriyor. 30 kasım sayım/tespit ve seçmen kütüğünün yenilenmesinin üç önemli tarafı YSK, DIE ve Mernis kendi özel Ulusal ağlarını kuruyor bildiğim kadarıyla. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet, Maliye'de kendi ağlarını kurmak üzere. Buna Orman, Çevre Bakanlıklarını ve başkalarını eklemek mümkün. Bazen, aynı bakanlıkta birden fazla ağ kurulması söz konusu. Örneğin, Mernis, Emniyet Genel Müdürlüğu ve Jandarma Komutanlığı, İçişleri bakanlığına bağlı üç ayrı bilgisayar ağı projesi sürdürüyor.
III. "Türkiye'de İnternet" Konferansı kapanış panelinde yukarıdaki olguya işaret edip, ``Türkiye bu kadar zengin mi? Ayrı ayrı bu ağları kurmak yerine bir Ulusal Ağ'da bunları birleştirmek daha doğru değil midir? Bu işte kim önderlik etsin?" anlamında bir soru sormuştum. Sorunun cevabı henüz verilmiş değil. Cevap örgütlenme modelinden geçiyor. Ülke'nin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı mı, yoksa Bilgi Teknolojileri Kurumu mu yoksa Türkiye Bilişim Kurumu mu kurması gerektiği ve bunların nasıl kurulması gerektiği konusunu artık tartışmalıyız.
Türkiye İnternet'in bir ağ teknolojini olduğunu pek algılıyamadı. İnternet'in taşıyıcısı olduğu teknolojik gelişmeler Türkiye'ye reklamların ötesinde pek gelemedi galiba. Bilgisayarların bir ağ ortamında bir araya gelmesi, ve bunun platformdan bağımsız, istemci sunucu mimarisiyle, dağıtık bir yapılanmayı desteklemesi sürekli okuduğumuz, ama hayatımıza yansımıyan bir olgu olarak kaldı.
İnternet teknolojileri üzerine kurulan Kamu Bilgisayar Ağları G7'lerden; İrlanda, İsrail'e; Malezya ve Singapur'a uzanan bir yelpazede gelişmektedir. Devletin etkin işleyişi; vatandaşa nüfustan vergiye, eğitimden sağlığa, trafikten yargıya hizmet götürme; siyasal çözümlerin oluşumu, hesap verme, saydamlaşma, toplumsal katılım ve denetim konularında bu ağlar önem kazanmaktadır. Vatandaşlar haklı olarak hızlı, uygar hizmet beklemektedir, ve buna evinden ulaşmak istemektedir. Toplumlar, yeni iş olanakları yaratmak, ülke olarak dünya ile bütünleşmek, rekabet şanslarını artırmak için Bilgi Teknolojilerini esas alan çok ciddi projeleri hayata geçirmektedir.
Türkiye'de Kamu Bilgisayar Ağları konusuyla ilgili herkesi bir araya getiren, dünyadaki ve Türkiye'deki olanları ve ne yapılmasını gerektiği konularını konuşmak amacıyla bir konferans düzenlenmiştir. Özellikle kamu bilgi işlem yöneticilerine yönelik olarak, Ankara'da 23-25 Şubat tarihlerinde yapılacak bu konferans Başbakanlık ile Üniversitelerin öncülüğünde yapılmaktadır.
Başbakanlığın Yeniden Yapılanma çabalarına paralel bir etkinlik olan bu konferans Türk Kamu sektöründeki Bilgi Teknolojilerindeki dağınıklığın ve zayıflığın çarelerinin arandığı, kamu kurumları, üniversiteler ve bilişim sektörü arasında bir diyalog ve ortak çalışma ortamı oluşturulmasının amaçlandığı bir oluşum olacaktır. Konferans, öncelikle, Ulusal Kimlik Numarasını gündeme getirecek, ilgili tüm birimleri bir masa etrafında toplıyarak, ortak çözüme gidilmesini sağlamayı hedeflemektedir.
Türkiye Kamu Sektörü, genel olarak, bilgi teknolojilerinde epey geri kalmıştır, ve çözülmesi gereken yapısal sorunlara sahiptir. Bu sorunların çözümüne yönelik ciddi atılımların olmaması, yapılan bunca yatırımın heba edilmesi anlamına gelecektir. Türk Bilişim sektörünün insan gücü açığı, ve açığı kapatmaya yönelik projelerin eksikliği üzerinde durulması gereken çok ciddi bir sorundur. Kamu sektöründe buna personel politikası sorunları eklenmektedir. Kamu yetişmiş, yetenekli elemanlarını elinde tutmak için gerekli esnekliğe sahip değildir.
Kamu Bilgisayar Ağları konusunda katkıda bulunabilecek herkesi bu konferansa bekliyoruz. Daha fazla bilgi http://www.basbakanlik.gov.tr/kamunet98/ adresinde bulunabilir.