Kamuda Internet nereye? Aslı EVREN Özel sektör Internet'i giderek devleştirirken kamuda halen net bir politika belirlenebilmiş değil. Son günlerde ekranlarımızda sık sık görmeye alıştığımız reklam kampanyaları, şirketlerin Internet kullanımını artırıcı yöndeki PC satış kampanyaları, özel sektörün 2000 yılında Internet'e daha fazla önem verdiğinin ve bu verilen önemin Türkiye'nin Internet pazarına büyük bir ivme kazandıracağının açık bir göstergesi. Ne var ki, bu politikanın iyice yerleşebilmesi için devletin ve kamu kuruluşlarının Internet sektörüne aynı şekilde önem vermesi gerekiyor ve ne yazıkki genel anlamda bu tip bir yaklaşım henüz kamuda görülmüyor. Interpro Pazar Araştırma Merkezi'nin tahminlerine göre 2000 yılının sonunda Türkiye'deki Internet kullanıcısı sayısı 2 milyonu bulacak ancak bu gelişme daha çok özel sektördeki kampanyalarla birlikte kullanıcı tarafında gerçekleşecek gibi görünüyor. Kamu kurum ve kuruluşları arasında örnek projeler gerçekleştiren birkaçı dışında genel anlamda Internet halen güncellenmesi bile gerçekleştirilemeyen web sitelerinin kurulmasından ibaret olarak algılanıyor. Bu alana yönelik genel bir politika olmadığı gibi herhangi bir direktif ya da destek de görülmüyor. Kamu-Net yeniden mi yapılanıyor? Kamunun Internet kullanımına yönelik en büyük projesi olan Kamu-Net'te 2 yıldır süren derin sessizlikten sonra yeni bir yapılanmaya gidileceği belirtiliyor. Proje genel kapsamıyla kamu kuruluşlarının birbiriyle veri iletişimini bilgisayar ortamından yapmasını, belirli ortak veri tabanlarını kullanmasını ve kağıt ortamından mümkün olduğu kadar elektronik ortama geçilmesini hedefliyor. İki yıllık bütçesi 5 trilyon olan ve geçtiğimiz yıl bu bütçenin tek kuruşu kullanılmayan projenin şimdiye kadar yürümemesinin sebebi Başbakanlık İdareyi Geliştirme Başkanı Gürol Banger'e göre yöneticilerin işin önemini yeterince kavrayamamış olması, seçim dönemi, deprem felaketi ve kurulmuş olan kurulların verimli çalışamamış olması. Banger konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Bir aylık bir süre içinde hayli yol katettik. Bazı kurumlara verilerin nasıl hazırlanacağı konusunda talimat verdik. Bir kaç kurumda da bu ayın sonunda tüm veri yapısının hazırlanması talimatını verdik. Bu hızda giderse bu sene sonuna kadar 1999'da kaybettiğimiz zamanı da kazanacak şekilde aktivite göstereceğimize inanıyorum. Geçtiğimiz yıl yatırım yapmadık. Gerçi başbakanlık yapacağını yapmıştı, kurumlar da kendi içlerinde yapacaklardı, o da bir takım sebeplerle fazla başarılı olamadı." Gürol Banger, Kamu-Net kapsamında çalışan üst kurul ve teknik kurulların verimli olarak çalışmadığına da değinerek şunları söyledi: "Kamu-Net Üst kurulu 1 kez toplandı. Teknik kurulda ise 11 toplantı yaptık. Ancak kurullarda gerek o anki seçim dönemi gibi konularla uğraşmaktan gerekse üst yönetimin konuya yaklaşımı nedeniyle biraraya gelerek, temel noktalarda bir faaliyet gösteremedik. Üst yönetimi bu işin gerekliliğine ikna etmem bile bir yılımı aldı. Diğer taraftan teknik kurulun üyeleri ya üniversite yada kamuda görevli insanlar olduğu için çağırdığımızda toplanmak kolay olmadı. Ayrıca arkadaşlar bir konu üzerinde hazırlık yapma anlamında pek istekli olmadılar. Bütün yük benim üzerimde kaldı. Teknik kuruldan arzu edilen verimi alamadık. Üniversite hocalarıyla kamunun böyle bir projesinin sağlıklı gideceğinden endişelerim var. Çok teorik bilgiye ihtiyacımız yok. Bu işin içinde yoğrulmuş, problemi çok hızlı ve pratik halde çözebilen, ayrıca kamunun brokratik yapısına göre karar verebilen kişiler gerekiyor. Bu yüzden kurulları ve çalışma gruplarını baştan oluşturacağız." Kamuda tek tük birkaç proje Kamuda Internet'e yönelik projelerin sayısı bir elin parmaklarını bile bulmuyor. Bu tip projelerin başında Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün Internet üzerinden başlattığı hazine arazilerinin satışı, Devlet Malzeme Ofisi'nin kamudaki ilk ERP projesi olarak başlatmak üzere olduğu Internet üzerinden malzeme alım satımı, birkaç kuruluşun ihalelerini Internet üzerinden duyurması gibi projeler geliyor. Bunun dışında konuya yönelik olarak teorik bazda yoğun olarak çalışan Ulaştırma Bakanlığı'ndan da henüz çözüme yönelik bir proje çıkmış değil. Internet Üst Kurulu'nun son toplantısında bir parça daha şekillenen Internet Vakfı kuruluşu ile birlikte kamuda bu alandaki projelere fon sağlanması planlanıyor. Konu hakkındaki gelişmeleri önümüzdeki günlerde izleyeceğiz. Önceden Açık Sistem Kullanıcıları Derneği olarak adı geçen derneğin adı da yakın geçmişte Internet Teknolojileri Derneği olarak değiştirildi. Ancak Internet'in yaygınlaşmasının kamuda bir bilinç haline gelmesi için daha çok beklememiz gerekecek gibi görünüyor. Doç.Dr. Mustafa Akgül'ün yorumu: Kamu sektörü, başarılı bir kaç adacık dışında Internet ve bilişim teknolojilerini kullanmakta, bundan toplumsal yarar sağlamada, topluma hizmet sunma, ona hesap verme, saydamlığı sağlamada ve katılımcı olmakta maalesef arzulanan düzeyin epey altında kalmıştır. Türk toplumu olarak kamu, yerel yönetimler ve okulları Internet'e taşımakta sınıfta kaldık.Bunun nedenleri yalnızca kaynak eksikliği, bürokrasi ve Demokles'in kılıcı gibi duran tasarruf tedbirleri değildir. Vizyon ve liderlik eksikliği, insan gücü açığı, ve denetim eksikliği üzerinde durulması gereken noktalar arasındadır. Internet'i Türk toplumunun gündemine henüz koyamadık; özel sektördeki kımıldanma henüz toplumun ve siyasetin gündemine giremedi. Kamu ve tüm Türkiye için işin tüm boyutlarını göz önüne alan bir master plan ve eylem planımız yok. Henüz siyasi partilerimiz ve hükümet programları somut olarak Internet projelerinin dışında. Turkiye'nin en büyük partisi Internet'in dışında ve bu konuşulmuyor bile. Kurumsal olarak Internet'e bağlı olmayan bakanlıklarımız bile var! Uzun yılların ihmali ve personel politikaları sonucu kamuda nitelikli eleman bulmak ve tutmak iyice mucize haline gelmiştir. Mevcut personelin ciddi bir eğitimden geçirilmesi ve yeni personel politikaları ile kazanılması gerekir. Altı çizilmesi gereken önemli bir konu ise hem kamu içinde, hem de basın, sivil toplum örgütleri ve parlamentonun gerekli denetimi yapmaması gerçeğidir. Toplumsal ve mesleki hafızalarımızın kısalığı, kamuda da göz boyama tekniklerine toplum olarak kanmamıza neden olmaktadır. "Ben 3 ayda harikalar yapacağım" diyen kişi haber olabilmekte ama 3 ay yada 3 yıl sonra hadi yaptığını göster diyen çıkmamaktadır. Kanımca yapılması gereken, kamu ayakları yerde takvimi belirli somut projeler uzerinde yoğunlaşmalı; ögrenen, esnek, katılımcı ve saydam mekanizmalarla mütevazi adımları hedeflemelidir.